Doktorların sezaryen doğumu tercih etme oranı birçok nedenden dolayı artmıştır. Öncelikli neden gebe kadının ve ailelerin dolaylı olarak doktorlar üzerinde yarattığı baskıdır. Doğumu bizzat hekimin eliyle yapılmasını bekleyen kadın sayısı artmıştır. Hala yasal olarak ebeler doğum yaptırma yetkisine sahip olsalar da çok sayıda hasta bu hizmeti doktorların verdiği kurumları ya da bu hizmeti veren doktorları tercih etmektedir. Doğum doktordan istendiği anda zaman önemli bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Çoğu kez oldukça yoğun bir tempoda çalışan doktor, zamanı kestirilemeyen doğum eylemini izlemekte ve doğuma katılmakta zorlanmaktadır.

Diğer önemli neden gebeliğin ve doğumun doğasının aksine kolayca, zahmetsiz ve mutlaka sağlıklı bir bebek beklentisi nedeni ile doktorların bunaltılmasıdır. Adet gecikmesinin olduğu ilk günden başlayarak tüm gebelik süreci abartılmakta, gebeliğin seyrinde olabilen anne ve bebek sağlığını tehdit etmese de yaşam kalitesini etkileyen sorunlarla baş etmek, ailenin aşırı beklentileri nedeniyle zorlaşmaktır. Her gebeliğin sağlıklı olması veya sürmesi mümkün olmadığı halde, tüm süreçten doktor sorumlu tutulmaktadır. Teknolojinin tıbba girişi özellikle bebekle ilgili detayların anne karnında erken dönemlerde öğrenilmesine imkan sağlasa da, hala bir bebeğin sağlıklı olduğu ve herhangi bir doğum şekliyle mutlak sağlıklı doğurtulacağı garanti edilemez. Çok sayıda sorun anne karnında tanı alamayabilir ve bu sorunlara bağlı olarak bebek anne karnında, doğumda veya sonrasında kaybedilebilir ya da hastalıklı yaşamak zorunda kalabilir. Gerçek böyleyken bebek bekleyen aileler kendilerine göre seçtikleri bir hekim ya da kurumdan aldıkları izlem ve takibin sonucunda adeta çektikleri zahmetin ve bazen de özel bir merkezde izleniyorlarsa ödedikleri bedelin karşılığında mutlak sağlıklı bir bebek istemektedir. Gittikleri hekimin ya da kurumun bunu garanti edeceğini düşünmekte ve doğumla ilgili olabilecek her türlü aksaklıktan, doğacak bebeğin sakatlığından ya da hastalığından hekim sorumlu tutulmaktadır. Gebeliğin ve doğumun doğal sürecinden, doğrudan sorumlu tutulan hekim maddi ve manevi hesap vermek zorunda bırakılmaktadır. Tüm bu baskılar sebebiyle hekim, normal doğum sonrası sorunlu bir bebeğin hesabını vermemek için sezaryen doğuma yönelmektedir.

Artan sezaryen oranlarının diğer bir nedeni de hekimi koruyamayan sağlık kurumları ve otoritelerdir. Hekimin normal doğumda sabırlı ve ısrarlı olmasını gerektiren koşullar yoktur. Ceza Kanunu değişikleri hekimin ağır çalışma koşullarını daha da ağırlaştırmıştır. Öngörülemeyen sorunların hekime fatura edilmesinin önüne geçen önlemler alınmadıkça, hakları savunulmadıkça, hekimin normal doğum için hevesli olması beklenemez.