Gebelik anne ve embriyo arasında kısmen paylaşılan kan sistemine eşsiz bir biyolojik modeldir. Anne dokusunda fetal hücre varlığı ve gelişimi yaklaşık 20 yıl önce rapor edilmiştir. Anne kanında fetal hücreler ile ilgili perinatal çalışmalar yapılırken fetal öncü hücrelerin onyıllarca anne kanında bulunduğu saptanmıştır. Burada iki temel görüş hakimdir.İlki bu hücrelerin anne sağlığına bir etkilerinin olmadığı, diğeri ise annenin dokularında gençleşme ve yenilenme sürecine katkıda bulunduğudur. Gebelik haftası ilerledikçe anne kanında bulunan fetal hücre sayısı artar.20.gebelik haftasında anne kanında mililitrede 1-6 adet hücre varken 36.gebelik haftasında bu sayı %100’lere kadar ulaşır. Doğumdan sonra hızlı bir azalma paterni izlese de doğumdan 4 hafta sonra ve dekatlar boyunca anne kanında hala %30-50 oranında saptanır.

Yaşlanma doku ve organ fonksiyonlarında ilerleyici bir azalma olarak tarif edilebilir. Dokuların kendini yenileme kapasitesi yaşla birlikte azalır. Yaşlanmaya yanıt olarak doku iyileşmesi gecikir. Bu etkiler deri, sinir, kas, karaciğer ve kemik hücrelerinde belirgindir. Bu olumsuz etkilerden sorumlu faktörler arasında büyüme faktörlerinin aktivitesinde değişiklik olması, DNA hasar ürünlerinin birikimi ve dokulardaki öncü hücrelerin yanıt kapasitesindeki düşüklük sayılabilir.

Hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde karaciğerinin bir kısmı alınan yaşlı gebe fare grubu ile gebe olmayan yaşlı fare grubu kıyaslandığında karaciğerin yenilenme hızı gebe farelerde anlamlı olarak hızlıdır. Gene kas hasarı olan gebe ve yaşlı farelerin iyileşme süreci gebe olmayan yaşlı fareler ile kıyaslandığında kasların kendini tamir başarısı gebe farelerde daha fazladır.Buradan çıkarımla gebeliğin karaciğer ve kas hücreleri üzerine gençleştirici etkileri olduğu söylenebilir.

 

genclesme1

 

 

 

 

 

 

 

 

 

genclesme2