Bazı kadınlar zaten gebelikten önce de yüksek tansiyona sahiptirler, bazılarında ise bu durum gebelikle beraber başlayabilir. Bu yüzden gebelik boyunca tansiyonun düzenli olarak takibi çok önemlidir. Eğer yüksek tansiyon gebeliğin ikinci yarısında olursa buna “gestasyonel hipertansiyon” denilir ve bu tansiyon yüksekliği bebek doğduktan sonra kaybolur. Eğer gestasyonel hipertansiyon diğer bulgularla (idrarda protein kaybı, ayaklarda şişlik/ödem) beraber olursa buna preeklampsi denir. Preeklampsinin engellenmesi amacıyla bilinen etkin bir yöntem yoktur. Burada yapılabilecek en önemli şey düzenli kontroller ve erken dönemde tanı konulmasıdır.

Preeklampsi için risk faktörleri

  • Daha önceki gebeliklerinde preeklampsi hikayesinin olması.
  • İlk gebelik olması.
  • Yeni bir partner: Her yeni partnerden olan gebelikle birlikte preeklampsi riski, aynı partnerden ikinci ya da üçüncü gebeliğe göre artar.
  • Yaş: 20 yaşından genç ya da 40 yaşından büyük annelerde risk daha fazladır.
  • Obezite.
  • Çoğul gebelik.
  • Gebelikler arasında geçen sürenin uzun olması.
  • Diyabet ve gestasyonel diyabet varlığı.
  • Birtakım kronik hastalıkların varlığı: Kronik hipertansiyon, migren, diyabet, böbrek hastalığı, romatoid artrit ya da lupus varlığında risk artar. Gebelik sırasında geçirilen diş hastalıkları ve üriner sistem hastalıklarının da riski arttırdığı gösterilmiştir.
  • D vitamini eksikliği.

Gebelikte hipertansiyonun anneye ve bebeğe etkileri

Bebekte görülebilecek sorunlar

  • Plasentanın erken ayrılması
  • Intrauterin (rahim içi) gelişme geriliği
  • Erken doğum
  • Bebeğin anne karnında kaybedilmesi
  • Apgar skoru’nun düşük çıkması (Yeni doğan bir bebeğe tıbbi müdahale yapılıp yapılmayacağını belirleyen test)

Annede görülebilecek sorunlar

  • Hamileliğe bağlı şeker hastalığı
  • Plasentanın erken ayrılması
  • Doğum induksiyonu (Doğum eyleminin kendiliğinden değil de bazı yöntemlerle başlatılması)
  • Artmış sezaryen oranı
  • Akut böbrek yetmezliği
  • Kronik hipertansiyon
  • Akciğer ödemi
  • Beyin ödemi

Gebelikte hipertansiyonun tedavisi

  1. Düşük doz Aspirin kullanımı (Doktor kontrolünde).
  2. Antioksidan, E ve C vitamini kullanımı.
  3. Yatak istirahatı: Sıkça önerilir ancak preeklampsiyi önlediği bilimsel olarak kanıtlanmamıştır.
  4. Az tuzlu diyet: Alınan sodyum miktarı 6 gramı geçmemelidir. Öte yandan 2 gramın altında sodyum kısıtlaması kan volümünü düşürür ve plasental dolaşımı azaltır. Bununla birlikte eğer hasta tuza duyarlı kronik hipertansif ise ya da renal hastalığı varsa ve hamilelikten önce tuzu kısıtlı tüketiyorsa hamileliğinde de bu diyete devam etmelidir.
  5. Kalsiyum ve magnezyum eksikliği de hipertansiyonu tetikler. Buna göre hamilelere bu iki mineral destek mutlaka önerilir.
  6. İdrarda protein kaybı olan hamilelere yüksek proteinli diyet tavsiye edilir.
  7. Tansiyonun normal sınırlarda tutulamadığı ya da hastanın ağırlaştığı durumlarda ilaç tedavisi hatta hastanede takip ve tedavi önerilir.
  8. Tüm hamilelere konunun önemi anlatılmalı, tansiyon yükselmesi, baş ağrısı, bulantı, mide ağrısı, yüzde ve ellerde ani gelişen ödem oluşursa mutlaka doktora başvurmaları gerektiği konusunda bilgi verilmelidir.