Önlem alınmazsa anne karnındaki bebeğin kaybedilmesine varacak kadar ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.

  • Düşük doz Aspirin kullanımı (Doktor kontrolünde)
  • Antioksidan, E ve C vitamini kullanımı,
  • Yatak İstirahatı: Teorik olarak yatak istirahatı rahme gelen kan akımının artmasına ve sempatik sistemin baskılanmasına neden olur. Fakat preeklampsiyi önlediği bilimsel olarak kanıtlanmış değildir,
  • Az tuzlu diyet: Alınan sodyum miktarı 6 gramı geçmemelidir. Öte yandan 2 gramın altında sodyum kısıtlaması kan volümünü düşürür ve plasental dolaşımı azaltır. Bununla birlikte eğer hasta tuza duyarlı kronik hipertansif ise ya da renal hastalığı varsa ve hamilelikten önce tuzu kısıtlı tüketiyorsa hamileliğinde de bu diyete devam etmelidir.
  • Kalsiyum ve magnezyum eksikliği de hipertansiyonu tetikler. Buna göre hamilelere bu iki mineral destek mutlaka önerilir.
  • İdrarda protein kaybı olan hamilelere yüksek proteinli diyet tavsiye edilir.

“Hamileler düzenli doktor kontrolü yaptırmalı”

Hamileliğin dikkat edilmesi gereken bir süreç olduğunu hepimiz biliyoruz. Tansiyon hastalarının bu süreçte anne ve bebeğin sağlığı açısından iki kat dikkatli olmaları gerekiyor. Tansiyonun normal sınırlarda tutulamadığı ya da hastanın ağırlaştığı durumlarda ilaç tedavisi hatta hastanede takip ve tedavi önerebiliriz. Tüm hamilelerde özellikle de risk grubunda olan hamilelerde titiz bir antenatal bakım (doğum öncesinde belli aralıklarla yapılan doktor kontrolü) mutlaka yapılmalıdır. Ayrıca hastaya konunun önemi anlatılmalı, tansiyon yükselmesi, baş ağrısı, bulantı, mide ağrısı, ani gelişen yüzde ve ellerde başlayan ödem oluşursa mutlaka doktora başvurmalılardır.