Menapoz doğal bir hadise olmasına rağmen östrojen seviyelerinin azalması bazı hastalıkların gelişimini hızlandırabilir:

Osteoporoz (kemik erimesi)

Azalan hormon üretimine bağlı olarak görülen kemik erimesi (osteoporoz) çok sık karşılaşılan ve oldukça önemli bir sorundur çünkü menapozda kemik kaybını normalde yavaşlatan hormon olan östrojen seviyeleri azalmaktadır. Kadınlar menapozdan sonraki 5-10 yıl içinde her yıl kemik dansitelerinin %2-5’ini kaybederler. Yani bir kadın bu dönemde total kemik kitlesinin %30 kadarını kaybedebilir ve maalesef kemik kırığı oluşuna kadar bu kayba ait bir belirti fark etmeyebilir. Bu nedenle osteoporoz olayına “sessiz hırsız” da denir. Zayıf kemikler kolay kırılır ve bu durum çok fazla sayıda insanı etkileyerek ciddi bir sağlık sorunu oluşturur. Kırık sıklıkla kalçalarda, bilek ve omurgalarda olur ve omurilikteki çökme kırıkları sonucunda boy ortalama 5 cm kadar kısalabilir.  Kemik erimesi düşkünlük, ağrı, şekil bozukluğu ve hatta ölüme neden olabilir.

Kalp hastalıkları ve inme

Menapoz sonrası kadınlarda ölümün en sık görülen ama en az tespit edilebilen sebebi kalp (kardiyovasküler) hastalıklarıdır. Menapozdan önce kadınlarda kalp hastalıklarının erkeklerden çok daha az görüldüğü bilinmektedir. Bunun sebebi östrojenin kalp ve kan damarlarımız üzerindeki koruyucu etkisidir. Menapozdan sonra ise düşen östrojen seviyelerinden dolayı kadınların kalp hastalığı riski artmaktadır. 65-75 yaşlarına doğru kadınla erkeğin kardiyovasküler hastalık riski eşitlenir.

Meme kanseri

Tüm kadınlar yaşları ilerledikçe artmış bir meme kanseri riski ile karşılaşırlar. Çoğu meme kanseri vakası 60 yaştan sonra ortaya çıkar. Yaş dışında meme kanseri için en önemli risk faktörleri aile hikayesi ve ilk gebeliği hayatın ileri yaşlarına ertelemek veya hiç gebe kalmamış olmaktır. Diğer risk faktörleri ise alkol alımı (düzenli olarak günde 2 bardaktan fazla içki), kilolu olmak ve egzersiz yapmamaktır. Hormon tedavisi alan kadınlarda meme kanseri riskinin artma olasılığına ilişkin birçok tartışma yapılmış olmasına rağmen 5 yıl ve daha az hormon kullanımının ek bir risk oluşturmadığı çalışmalarla gösterilmiştir. Daha uzun süreli hormon tedavilerinde ise küçük bir risk artışı olabilir.