Normal seyrinde giden bir gebelik durumunda genellikle 37-38. hafta civarında, fetusun durumu, plasentanın (eşinin) özellikleri, annenin durumu değerlendirilerek normal doğum için beklemeye başlarız. Neden bekleriz? Çünkü gelişmiş teknoloji, cihazlar ve testlere rağmen, doğumunun ne zaman başlayacağı bilinemez, o yüzden normal doğuma karar veren çiftin, ailesinin ve hekimin sabırla beklemesi gereklidir.

Bebeğin doğum yoluna yerleşmesi, itilmesi ve dış dünyaya çıkması için rahim kasılmaları gereklidir. Bu kasılmalar kadında ağrı oluşturur, doğum eyleminin başında aralıkları uzun ve şiddeti az olan bu kasılmalar gittikçe şiddetlenir ve buna bağlı olarak hissedilen ağrı da artar. Kasılmalar ve ağrılar anne ve bebeğe zarar vermez. Kırk hafta gibi bir gebelik süresine sabırla katlanan gebenin, bebeğine sağlıklı bir şekilde kavuşması için biraz daha sabırlı olmaya ve gayrete ihtiyacı vardır ve bu zorlu süreçte sağlık ekibi size her konuda destek olacaktır.

Sağlık ekibi, doğumun seyrini, doğal ilerleyip ilerlemediğini, bu sürede annenin ve bebeğin sağlık durumunu yakından takip eder. Kasılmalar boyunca rahim ağzının açılması ve tam açıklıktan sonra annenin ıkınması ile bebeğin vajina çıkışına kadar itilmesi söz konusudur. Doktor, bebek doğum kanalında yeterince ilerledikten sonra doğumu gerçekleştirir. Bebeğin önde gelen kısmının (çoğu kez bebeğin başı) kontrollü bir şekilde çıkarılması gereksiz doğum yolu yırtıklarını, doğum yolu kanamalarını ve fetusun zarar görmesini engelleyecektir. Bazen doğum çıkısında yırtıkları engellemek için kesi (epizyotomi) yapılaması gerekebilir. Doğumdan sonra plasentanın çıkarılması, rahimin kasıldığının kontrol edilmesi, doğum kanalının kontrol edilmesi, yırtıkların ve/veya kesiklerin dikilmesi ile süreç tamamlanır.