Plasenta (bebeğin eşi), anne ile bebek arasındaki besin ve oksijen geçişini sağlar. Plasentada yaşanan bir sorun, bebeğin besin ve oksijen alamamasına, gelişememesine, anne ve bebekte kalıcı hasarlara hatta bebeğin yaşamını yitirmesine neden olabilir. Plasenta sorunları hamileliğin son dönemlerinde veya doğum aşamasında kendini göstermektedir. Tanı konulabilmesi için gebelerin ilk haftalardan itibaren doktorlarına düzenli muayene olmaları gerekmektedir. Özellikle de anne adayı 35 yaş üstündeyse, daha önce sezaryen operasyonu geçirmişse, daha önce üçten fazla düşük ve kürtaj geçirmişse, rahim ameliyatı olmuşsa, mevcut gebeliği ikiz-üçüz ise daha fazla risk mevcuttur. Plasenta sorunları varlığında doğum için sezaryen yöntemi kullanılması zorunludur. Başlıca plasenta sorunları plasenta previa, plasenta ablasyonu (dekolman) ve plasenta akreata’dır.

Plasenta previa’da, plasentanın rahim ağzına (serviks) yakın yerleşmesi bazen de rahim ağzını tamamen kapatması söz konusudur. Bu durumda normal doğum imkansız hale gelir.

Plasenta Sorunları

En önemli belirti, hastaların %70-80’inde görülen ağrısız vajinal kanamadır. Etkilenen gebelerin %10-20’sinde vajinal kanamaya rahim kasılmaları eşlik eder. Kanama istirahatta, hareket halinde iken, cinsel ilişki sonrası veya doğum eylemi nedeniyle başlayabilir. Genellikle açık renkli, ağrısız ve taze kanama şeklindedir. Kanama tekrarlayıcı olabilir. Muayene de annenin genel durumu kanama miktarına bağlıdır. Kanama akut ve şiddetliyse şok belirtileri, kanama hafif ve tekrarlayıcı ise anemi (kansızlık) bulguları vardır. Vajinal muayene (alttan muayene) sadece acil sezaryen hazırlığı yapılmış ve çok gerekli vakalarda yapılabilir. Bunun dışında vajinal muayene yapılmamalıdır, ölümcül vajinal kanamaya neden olabilir. Plasenta previa’da bebekte gelişme geriliği de çok sık görülür. Ayrıca bebeğin malprezentasyon denilen, yanlış ve kendine zarar verici pozisyonları alması görülebilir. Çok sık rastlanılan bebek pozisyonları bebeğin rahme ters durması ve yan yatmasıdır.

Plasenta dekolmanı’nda (plasenta ablasyonu), plasentanın rahim duvarından bebek doğmadan önce yani erken ayrılması söz konusudur. Görülme oranı iki yüz gebelikte birdir. Gerek anne gerekse bebek için hayati risk doğurur. Bebeğin oksijen almasını sağlayan plasentanın erken ayrılması sebebiyle bebek oksijensiz kalır ve bebek ölümleri meydana gelebilir. Bu durumun saptanıp acil müdahale edildiği durumların yarısında bebek hayata döndürülebilir fakat ileride bebekte ciddi hasarlar ve zihinsel engellilik gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Plasenta dekolmanında doğum esnası ve sonrasında çok aşırı ve şiddetli kanama görülmektedir. Bu kanama, plasenta previa’nın aksine, koyu renkte ve ağrılı olmaktadır. Dekolmanın kimde, ne zaman, ne şekilde ortaya çıkacağı önceden kestirilemez ve önceden anlamak için herhangi bir test yoktur. Bu nedenle düzenli gebelik takipleri şarttır.

Plasenta Sorunları 1

Plasenta dekolmanının kesin nedenleri bilinmemektedir. Bununla birlikte bazı risk faktörleri tanımlanmıştır:

  • Hipertansiyon (en önemli ve en sık risk faktördür)
  • Preeklampsi
  • Önceki gebeliklerde dekolman varlığı
  • Amniyon suyunun erken gelmesi (EMR, erken membran rüptürü)
  • Anne yaşının 35’in üzerinde olması
  • Rahim anomalileri
  • Myomlar
  • Diabetes mellitus (şeker hastalığı)
  • Karın bölgesine travmalar (darbeler)
  • Sigara kullanımı (sigara, rahim içindeki damar yapısını zedelemektedir)
  • Alkol ve uyuşturucu madde bağımlılığı (özellikle kokain)
  • Çoğul gebelikler
  • Amniyon sıvısının fazla olması (polihidramnios)
  • Kordon bağının normalden kısa olması
  • Beşten fazla doğum yapmış olmak

Plasenta akreata’da, hafif bir biçimde duvara yapışması gereken plasentanın güçlü ve derin bir biçimde rahime yapışması söz konusudur. Bu durumda bebeğin doğumundan sonra plasentanın çıkarılması hayli zorlaşır. Daha önce sezaryen doğum yapmış ya da rahim ameliyatı geçirmiş anne adaylarında daha sık görülmektedir.